Kurtuluş Savaşında Yeşilyurt ve Derbent'in Durumu
Veli Kaya

Veli Kaya

Cumhuriyet Köşesi

Kurtuluş Savaşında Yeşilyurt ve Derbent'in Durumu

13 Ekim 2018 - 20:25

Bu Haftaki yazımızda Osmanlı Dönemlerinde İpek yoluna ve sınır karakolu olma özelliğine sahip Derbent ve Çanakkale ile Kurtuluş  Savaşlarında cephelerde orduya katılan askerleri'nin göstermiş olduğu cesaret ve kahramanlık nedeniyle Deliler ismi verilen Yeşilyurt’un İşgal yıllarında geçen anılarını kaleme aldık.

Yunan askerlerinin Derbent’e geliş ve gidişlerinden, (anlatılanların ışığında) kısaca söz etmek gerekirse, Yunan ordularının, Anadolu’nun içlerine doğru, ilerleyişleri sırasında, bir gurup Yunan askerinin, Astepe taraflarından, Derbent’e gelerek, Derbent’te, bir süre (?) kaldıkları ifade edilmiştir. 
Köy Muhtarı, Koca Molla, (Mehmet Erdem) köylüler ve köyün ileri gelen kişileri, Yunan askerlerinin köye gelişlerine tepki göstermiş, köyün içine girmemelerini sert bir dille uyarmıştır. Yunan askerleri bu uyarıya uyarak, köyün dışında, “Yavaşkan” denilen bir yere çadırlarına kurarak, orada, ikame olmuşlardır. Muhtar Koca Molla, yunan Askerlerinden, bir zarar gelmesin diye de kadınlar ve çocukları, kendi ve kardeşi Tenekeli’nin, (Molla Mustafa’nın) köydeki, avlu içinde bulunan evlerinde toplar. Yunanlılar köyü terk edinceye dek, onları bu binalarda, barındırır.
26 Ağustos 1922 de başlayıp, 30 Ağustos 1922 de “Başkomutan Meydan Savaşı”yla sonuçlanan zafer sonrasında, Yunan orduları, başkomutanlarının esir düşmesiyle, büyük bir yenilgi ve bozguna uğratılmıştır. Mustafa Kemal Paşa: “Ordular ilk hedefiniz Akdinizdir, ileri!” emrini verdikten sonra, Kahraman askerlerimiz, kaçan Yunan askerlerinin peşine düşerek, İzmir’e doğru yıldırım hızıyla ilerliyorlar! 

Kurtuluşu, Anadolu’yu terk etmekte gören Yunan askerleri, kaçarlarken her tarafı yakıp, yıkarak, ateşe vererek gidiyorlardı. İşte, tam bu bozgun ve kaçış sırasında, Alaşehir’i ateşe veren Yunanlılar, Derbent’in de yakılmasını istiyorlar! Köye tenekelerle gazyağı gönderiyorlar. Evlerinin yakılacağını öğrenen köylüler, bu kez köyün camisinde toplanırlar! Köy tam yakılmak üzereyken, köye atla gelen, yerli Rumlardan bir ulak, Köydeki Yunan komutana bir mektup getirir. Mektubu okuyan yunanlı komutan, gelen bu haberle, can derdine düşmüş olmalı ki; köyü yıkıp, yakmaya, zaman bulamadan, bütün askerleriyle birlikte, arkalarına bakmadan, Derbent’i terk edip giderler! 
Böylece, Derbent, Kurtuluş Savaşı yıllarındaki sıkıntılı, acılı ve korkulu günleri, geride bırakır! 

İşgal Kuvvetlerinin Bir Başka Durağı’da Yeşilyurt Olmuştu ;

Yeşilyurt’lu vatanseverler Hasan Kahya’nın köy odasında ve evlerde toplanarak durum değerlendirmesinde bulunmuşlardır. 
İlçede kurulan Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin Deliler temciliğini Hasan Kahya yapmıştır.Hasan Kahya Deliler köyüne milli heyecanı uyandırmaya çalışmış,gönüllü asker olmanın lüzumunu yapılan toplantılarda anlatmıştır.Kendi köy odasında gönüllü asker kayıtlarını yaparak cemiyete bildirmiştir.Bu gönüllü askerler Alaşehir Kuva-i Milliye birliklerine katılmıştır. 
Memleketin işgalden kurtulması esaret zincirini kırması için Yeşilyurtlular’da cephe’de yunan kuvvetleriyle çarpışmış bu çarpışmalar neticesinde Yeşilyurt’dan  Topal Mustafa nın Recep Zeybeklerin Osman ve Halil ve Mehmet adlı kahramanlar vatanı uğruna şehit olmuşlardır.
Yunanlılar 24 Haziran 1920’de Yeşilyurt’u işgal etti. Yunanlılar ise işgal üzerine asma köprünün oraya çıkmışlar ve karargahlarını oraya kurmuşlardır.halka türlü eziyetlerde bulunmuşlardır.Beş avga,bir tavuk,çabuk çabuk diyerek erzaklarını köylülerden zorla temin etmişlerdir.gara Mehmet(Tortuk) ve Mustafa Efendi(Kara oğlan) ın bakkal dükkanlarını yağmalamışlardır.daha sonraları halkı toplayarak zarar vermeyeceklerini,iyi davranacaklarını belirterek,işgale halktan destek almaya çalışmışlardır.İyi niyetli olduklarını göstermek istemişlerse de Yuna askerlerinin Deliler köyündeki bu eziyetleri işgal boyunca devam etmiştir.Yunanlıların işgaline yerli Rumlar da yardımcı olmuşlar,gerekli bilgileri onlara vermişlerdir.Köyün ileri gelenleri , zenginleri ve tehlikeli olabilecek herkesi Yunanlılara bildirmişlerdir.

23.Fırka komutanı Ömer Lütfü bey ve Ali Fuat Paşa Yeşilyurt’a gelerek,Hasan Kahya ile görüşmüşler ve asma köprünün mutlaka havaya uçurulması gerektiğini anlatmışlardır.Hasan Kahya’ya bu operasyonun çok gizli yapılması gerekliliği,aksi halde bir netice alınamayacağı anlatılır.Hasan Kahya aldığı sorumluluğun bilinci içindedir.Paşalarla gelen süvarilere rehberlik edecek ve köprünün uçurulmasında birinci derecede etkili olacak kişiyi çok iyi tespit etmesi gerekmektedir.Bunun için Hasan Kahya  oğlu Mustafa Efendi’yi süvarilerle birlikte asma köprüye doğru gönderir.Orada bulunan nöbetçiler imha edilerek köprüye bombalar yerleştirilir.Trenin gelmesi ile patlayan bombalar köprüyü havaya uçurur.Yunanlıların ulaşımı engellenir.

Zaferden zafere koşan kahraman ordumuz karşısında maneviyatı kırılan düşman şaşkın ve öfkelidir.On beş gün sonra İzmir’deyiz.diyen Gazi Mustafa Kemal Paşa “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir.İleri...”emrini verdiği zaman düşmanın dayanacak gücü kalmamıştı.Mustafa Kemal Paşa komutasında ilerleyen Türk ordusu,5 Eylül 1922 günü Yeşilyurt köyünde ve Alaşehir’de,şehidimin örtüsü olan ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmıştır.

Anadolu’da sahneye koymak istedikleri oyunda muvaffak olamamanın hırsı ile Deliler köyü ev ev dolaşılarak ateşe verilmiştir.Okulu ve camisi ile birlikte köyde yakmadık yer bırakmamışlardır.Rast gele ateş etmeye başlayarak öfkelerini kusmuşlardır.Yunan askerlerinin toplandığı Fevzi Çakmak Mahallesi İstasyon Sokak’ta Emcelli Hüseyin’in evinin avlusundan içi yemek dolu kazanları bırakarak kaçmaya başlamışlardır.Kaçarlarken Hacı Veli Efendi oğlu Hafız Mehmet ,Şakir İbrahim (Gücüm,Ertürk), Nuri oğlu Recep (Çakır) Ali oğlu Mehmet (Çimler)Mustafa oğlu Veli (Yılman),Mustafa oğlu Osman (Akçay),Kara Hüseyin oğlu Ali (Şahin) adındaki köylülerimizi şehit etmişlerdir.

Tehlikeli gördüklerini hapse atmışlardır.Bunları Atina’ya götürmüşlerdir.Bu götürülenlerden biride Hasan Kahya’dır.Esirler Atina-Girit Kandiya’da toplam 8 ay kadar kalmışlardır.Daha önceden hapiste bulunan Ahmet Onbaşı’yı (Avukat) da götürmüşlerdir.İki ülke arasında yapılan antlaşmalar ile esirler değiştirilerek vatanlarına geri dönmeleri sağlanmıştır. 
Ordularımız geldiğinde yangınlar içinde kalan ve tamamen yanmış olan Yeşilyurt köyü,Cumhuriyet İdaresiyle yeni baştan imarla inşa edilerek bugünkü hale gelmiştir.

Kaynak : Ekrem ERKAN , Ceyhan ORTAÇ

Bu yazı 1345 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar