Boşanma davaları arttı! Peki çocuklar ne olacak?
Gözde Ordu

Gözde Ordu

Okul Öncesi Eğitmeni

Boşanma davaları arttı! Peki çocuklar ne olacak?

31 Mayıs 2021 - 17:21

Boşanmalarda birden çok farklı nedeninin olabileceği, ancak genellikle temelinde yatan sebebin yaşamın getirdiği sorun ve sorumlulukların çiftler arasında karşılık vermekte yaşanılan sıkıntı ya da yetersizlik duygusu olduğunu dile getiren okul öncesi eğitmeni Gözde Çelik; "Evlilik ikili bir ilişki olarak düşünülüp artılar ve eksiler yazıldığında eksilerin daha fazla olması durumda boşanma kararı eşlerden biri ya da her ikisi tarafından alınır. Aslında boşanan anne baba değildir, boşanan eşlerdir. Boşanma ile anne babalık rolü değil, eş olma rolü sona erer. Her ne kadar boşanma planlanarak verilen bir karar olsa da her iki tarafı da duygusal olarak etkiler.

1-Anne‐babanın çocuğun önünde yaşadıkları tartışmalar çocuğu nasıl etkiler?

Aile içindeki her türlü huzursuzluk ve sıkıntı, yaşı kaç olursa olsun çocuk tarafından hissedilir. Bununla birlikte şiddetli anne baba tartışmalarına şahitlik etmek, her çocuk için kötü bir deneyimdir. Özellikle anne ve baba çocuğu taraf tutma gibi  uygun olmayan bir duruma sokarlarsa tartışmanın olumsuz etkileri daha da büyür. Anne babanın tartışması çocuk da kaygı, kızgınlık ve güvensizlik duygularının yaşanmasına neden olabilir. Çocuğun bu tip tartışmaların ortasında bırakılmaması önemlidir, ancak bu tartışmalar hiç olmuyormuş gibi davranmak da anlamsızdır, çünkü aile dengesindeki en ufak bir değişiklik çocuk tarafından hissedilir ve temel güven duygusunun sarsılmasına neden olur.

Çocuk önünde gerçekleşen tartışmalarının etkisi o tartışmalarının şiddetiyle ilişkilidir. Eşlerin hem fikir olmadıkları bir konu üzerinde tartışmaları, çocuğa çatışmalarla nasıl baş edildiği konusunda model olabilecekken, çok şiddetli olan, tartışmadan çok kavga olarak değerlendirebileceğimiz, her iki tarafın birbirine sözel, duygusal ve hatta bazen fiziksel olarak zarar verdiği tartışmalar çocuğun kaygı, kızgınlık, çaresizlik ve suçluluk duymasına neden olabilir. Anne baba çocuğun hayatının temelini oluşturur ve bu iki önemli insanın uzlaşmacı olmayan bir şeklide tartışmaları çocuğun gelecek ile ilgili kaygılar yaşamasına neden olabilir, ayrıca taraflardan birine ya da ikisine karşı kızgınlık hissedebilir ve anne babaya karşı hissedilen kızgınlıkla baş etmek çok zordur beraberinde suçluluk duygusunu getirir.

2-Boşanmaya karar veren ebeveynler çocuğa bu durumu nasıl anlatmalı?

Boşanma süreci ne kadar planlı olursa olsun her çift için duygusal olarak zor bir dönemdir. Biten bir evlilik, hayat koşullarının ve rollerinin değişmesi anlamına gelir. Boşanma bir bakıma bir kayıptır (sevilen bir eşin, gelecekle ilgili bir hayal ve planların...). Bu durumda bireylerin yeni ve eski sorumluluklar karşısında baskı altında hissetmeleri normaldir. Boşanan bireylerin depresyon riski taşıdıkları bilinmektedir. Boşanma sürecinde bireylerin yakın çevrelerinden destek almaları önem taşır. Değişen koşulları kabul etmek, uyum sağlamaya çalışmak zor bir süreçtir. Bu dönemdeki belirsizliklerin mümkün olduğunca çabuk halledilmesi önemlidir. Böylece anne baba değişen yeni hayat koşullarına bir an öne alışmaya başlayabilir. Boşanma ile ilgili hissedilen duygular çocukla paylaşılabilir ancak bu çocuğun üzerinde baskı oluşturacak, diğer tarafı suçlayacak ve çocuğu taraf tutmaya zorlayacak şekilde olmamalıdır. Anne babalar bu dönemde yaşadıkları sıkıntılarla baş etmek

için sağlıklı yollar (yeni bir iş, aile desteği, gerekirse profesyonel yardım) bulmalıdırlar. Çocuğun uyumundan önce anne babanın değişen bu yeni duruma uyum sağlaması önemlidir.

Öncellikle anne baba boşanma kararını ne zaman ve nasıl söyleyeceklerine karar vermelidir. Eğer mümkünse birlikteyken, değilse de ortak bir dil kullanarak açıklanmalıdır. Çocuğun yaş dönemine uygun, yetişkinleri ilgilendiren detaylara girmeden boşanmanın nedeni anlatılmalıdır. En önemli olan ise bundan sonra çocuğun hayatında ne gibi değişiklikler olacağının detaylı bir şekilde anlatılmasıdır. (Ne zaman anne ile ne zaman baba ile görüşecek, aynı okula mı devam edecek, her iki evde de bir odası olacak mı...). Ayrıca anne babanın boşanmasının onları kaybedeceği anlamına gelmediğini, anne babanın onu korumak, sevmek, ihtiyaçlarını karşılamak için her zamanki gibi hazır olacaklarını açıklamalıdırlar. Boşanma kararını açıklarken eşler birbirlerini suçlamamalıdırlar. (Baba beni çok üzdüğü içim ayrılıyoruz demek yerine baban ve ben artık eskiden olduğu kadar iyi anlaşamıyoruz, bu nedenle ayrı yaşamaya karar verdik, ama biz senin hala annen ve babanız seni seviyoruz ve hep yanında olacağız.). Özellikle okul öncesi ve ilkokul döneminde olan çocuklar anne babalarının boşanmalarından kendilerini sorumlu tutarlar söyledikleri, yaptıkları ya da yapmadıkları bir şey yüzünden anne babalarının ayrıldıklarını düşünüp kendilerini suçlarlar bu nedenle boşanmanın nedenlerinin doğru ve açık bir şekilde anlatılması çok önemlidir. Ayrıca anne baba çocuğun bu durumla ilgili duygularını ifade etmesine izin vermeli ve destek olmalıdır.

Çocuk üzerinde boşanmanın etkileri nelerdir?

Boşanma ile birlikte iki anne babadan biri evden ayrılır. İster istemez hayat artık değişecektir. Bu nedenle anne babalar ellerinden geldiğince çabuk bir şekilde günlük düzeni kurmaya çalışmaları önemlidir. Eğer mümkünse çocuğun yaşadığı ev, okul ve şehrin değiştirilmemesi önerilir çünkü bu tip değişiklikler boşanmanın neden olduğu sorunları daha da arttırıp uyum sürecini yavaşlatacaktır. Hangi yaşta olursa olsun her çocuk anne babasının boşanmasından etkilenir. Ancak boşanmanın çocuk üzerindeki etkileri çocuğun yaşı, cinsiyeti, kişiliği, stresle baş edebilme becerisi, arkadaş ve akraba desteğinin olması gibi etkenlere göre değişiklik göstermektedir.

Çocuklar için gelecek kavramı bir hafta ya da bir ay sonrayı ifade eder, önlerini görmek neler olacağını bilmek isterler. Ancak boşanma süreci değişikliklerin ve bazen belirsizliklerin yoğun olabildiği bir dönemdir. Gelecekte ne olacağı belli değildir. Çok güvendiği anne ve babası artık beraber olmayacaktır. Bu nedenle çocuklar kendilerini güvende hissedemezler, belirsizlikler onların kaygı duymasına neden olur Genel olarak boşanma sürecinde çocuk her iki ebeveyne karşı kızgınlık duyabilir. Olanlardan dolayı anne, baba ya da kendisini suçlaması da çok sık karşılaşılan bir durumdur. Boşanma ile birlikte çocuklarda akut depresyon, içe kapanma, kaygı gibi sorunlar gözlemlenebilir. Boşanma ve sonrasında çocuklarının yakından gözlemlenmesi ve duygularını ifade etmeleri için desteklenmeleri önemlidir.

Boşanmanın çocuğun duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini nasıl etkileyeceği çocuğun yaşına, boşanma ve sonrasında yapılan düzenlemelere göre değişebilir. Öncellikle erkek çocuklar kız çocuklara göre boşanma sürecinden daha olumsuz olarak etkilenmektedirler. Okul öncesi dönemde çocuklar boşanma karşısında mutsuzluk, huzursuzluk, kaygı seviyelerinde artış gibi duygusal tepkiler verirler. Eğer boşanma sonrası çocuk için düzenli ve kaliteli bir yaşam standardı sağlanabilirse boşanmanın olumsuz etkileri azalmaktadır. İlkokul ve ergenlik dönenimde kızgınlık, akut depresyon, okul başarısızlığı görülme olasılığı daha fazladır. Ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken en önemli nokta çocuğun hayatındaki düzen ve sınırlamalardır. Çocuğun uyumu için günlük hayatlarının düzenli olması gereklidir. Ayrıca boşanmadan sonra her iki ebeveyninde çocukla ilgili sorumluluklarının farkında olması ve aksatmadan yerine getirmesi gerekmektedir.

İleride herhangi bir problem teşkil edebilir mi?

Çocuğun gelecekteki yaşamında boşanma nedeniyle olumsuz etkileri taşımaya devam etmesi boşanma süreci ve sonrasında yaşanan sorunlardan kaynaklanacaktır. Boşanma öncesi ve sonrasının çok problemli olduğu, anne babanın çocukla ilgili düzenlemeleri yapamadığı, duygusal, fiziksel, bilişsel ihtiyaçlarını karşılayamadığı durumlarda elbette çocuk bundan olumsuz olarak etkilenecektir. Ama bunun nedeni anne babanın boşanmasından çok nasıl ve ne şekilde boşadıklarıyla ilgilidir. Ayrıca boşanma sonrası ikinci evlilikler, yeni kardeşlerin çocuğun hayatına eklenmesi çocuğun boşanma sonrasındaki uyumunu etkileyecektir. Bu durumlarda çocuğun yeni düzene uyum göstermesi için destek olunması önemlidir. Boşanma söz konusu olmasa da çatışmalı aile ortamının çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Gelecek yıllarda bu çocukların ne tür sorunlar yaşayacakları ise çocukluk döneminde maruz kaldıkları olumsuzlukların şiddetine, çocuğun kişiliğine, stresle baş etme becerisine yakın çevresinde ona destek sağlayan arkadaş ve akrabaları olup olmamasıyla ilişkilidir.

Bu süreç hem anne baba hem de çocuk için atlatılması zor bir süreçtir. Boşanmalardan sonra çocuklarda ve ergenlerde depresyon görülme riski fazladır. Eğer bu süreçte anne-baba ve çocuk birbirlerine destek olamaz, iletişim kuramazlarsa boşanmanın olumsuz etkileri uzun süreli ve daha yıkıcı olabilir.

Boşanma sürecinde ebeveynler nelere dikkat etmeli?

İlk olarak boşanma ile ilgili açıklamayı ertelemeden, çocuğun anlayabileceği şekilde yapmalıdırlar. Boşanma ve sonrası ile ilgili düzenlemeler yapılırken çocuğun gereksiz yere yetişkinler ile ilgili detaylara dâhil edilmemesine dikkat edilmelidir. Belirsizlik döneminin mümkün olduğunca kısa sürmesine çalışılmalıdır (kim, nerede, kiminle yaşayacak, çocuk ne zaman diğer ebeveyni görebilecek gibi). Çocuğun öğretmeni ve eğer varsa okulun rehberlik servisi ile iletişime geçerek anne babanın gerekli gördüğü kadarıyla çok detaya girmeden durumum anlatılması da gerekli olabilir.

  1. Çocunuzu dinleyin, üzücü olaylar hakkında konuşmak var olan üzüntüyü arttırır gibi görünse de üzerinde konuşulmaya duygular çok daha olumsuz etkiye sahiptir. Konuşulan ve paylaşılan duygularla başa çıkma daha kolaydır.
  2. Çocuğunuza onu sevdiğinizi, boşanmanın onu suçu olamadığı açıkça söyleyin.
  3. Diğer ebeveyn ile görüşmesini, ilişkilerinin devam etmesini destekleyin. Anne baba arasındaki tartışmalarda taraf tutmasını istemeyin, onun yanında eski eşinizle ilgili eleştiri ve suçlamalarda bulunmayın.
  4. Eski eşinizle ilgili bilgi alma ya da ona mesaj gönderme yolu olarak çocuğunuzu kullanmayın.
  5. Çocuğunuza size destek olmak, güç vermek gibi roller yüklemeyin, bunun için yetişkinlerden (aileniz, arkadaşlarınız, gerekirse bir profesyonel) yardım alın.
  6. Çocuğunuza yeniden bir araya gelmek gibi gerçekleşmeyecek vaatlerde bulunmayın.
  7. Çocuğunuza düzenli ve disiplinli bir hayat sağlayın.

Bu yazı 1398 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar